İçeriğe geç

(Dosya) Alman Basını’nında Azerbaycan-Ermenistan krizi: Avrupa Türkiye’yi Viyana kapılarında bekleyebilir

Temmuz ayında başlayan ve 27 Eylül’de daha da sertleşen Karabağ sorunu uzun süredir Dünya basınının ilgi alanında. Peki Alman basını artan gerginliği nasıl gösterdi? Türkiye’nin Azerbaycan’a olan desteği Alman basınında nasıl göründü? Aşağıdaki yazıda Alman basınında bu konularla ilgili çıkan haberlerden manşetler bulacaksınız.

Geçtiğimiz hafta en dikkat çeken açıklamalardan biri, Der Speigel dergisinin Nikol Paşinyan ile yaptığı söyleşiydi. Paşinyan dergiye Türkiye’nin, Azerbaycan ile Ermenistan arasında Dağlık Karabağ’da devam eden çatışmadaki tutumunu değerlendirdi.

Paşinyan: Avrupa Türkiye’yi Viyana kapılarında bekleyebilir

Paşinyan, “Türkiye’nin Azerbaycan devletini ele geçirme sorununu görüyoruz. Artık Azerbaycan kendi geleceğiyle ilgili kararlar almıyor, onun yerine bunu Türkiye yapıyor” dedi.

Paşinyan’ın Avrupa Türkiye’yi Viyana kapılarında bekleyebilir sözleri Alman basınında ilgi görmüştü. Paşinyan aynı konuşmada, Türkiye’nin Karabağ tutumunun, Akdeniz dahil genel dış politikası bağlamında değerlendirilmesi gerektiğine ve paralı askerler konusuna değindi.

1 Kasım’da Silvia Stöber, tagesschau.de de yayınlnan yazısında, Çarşamba günü Ermenistan Savunma Bakanlığı’nın bir SU-25 savaş uçaklarının Türkiye tarafından düşürdüğü açıklamasına yer verdi.

Aynı yazıda çatışma bölgesineki yabancı savaşçılar meselesine de yer verdi.

Stöber iddialardan şöyle bahsetti:

”Çatışma bölgesine getirilen yabancı savaşçıların raporları hararetli tartışmalara neden oldu. Kürt savaşçıların Irak’tan Ermenistan tarafında savaşmak için Dağlık Karabağ’a getirildiği söylendi. Ancak kanıt olmadığından dolayı bu iddialar pek savunulamaz.

Daha somut haberler, bir Türk güvenlik şirketi tarafından Azerbaycan’daki bir görev için işe alındığı söylenen Suriyeli savaşçıların raporları. İngiliz “Guardian”, Fransız gazetesi “L’Express”, Reuters ajansı ve Orta Doğu uzmanı Elizabeth Tsurkov, Suriye’de paralı askerlerin işe alındığını doğrulayan tanıklar buldu. 300 ila 4000 erkekten bahsediyoruz.”

Lukas Rogalla, 7 Kasım’da Frankfurter Rundschau‘ya yazdığı yazısında Paşinyan’ın sözlerine yer verdi. Sol Parti’nin önde gelen isimlerinden olan  Rus ve Yahudi asıllı Almanyalı politikacı Gregor Gysi‘nin açıklamaları da yazıda yer buldu. Gregor Gysi, Federal Dışişleri Bakanı Heiko Maas’ı suçlayarak Türkiye’ye karşı daha kararlı bir duruş sergilenmesi çağrısında bulunmuştu.

7 Kasım’da Karabağ ve çevresindeki nüfusun yarısının bölgeden kaçtığı konuşulmaya başlandı. AFP yaklaşık 70.000 ila 75.000 kişinin çatışmalardan etkilendiğini duyurdu.

En çok konuşulan mesele ise, Türkiye’nin çatışma bölgesine Suriyeli savaşçı yolladığı iddiası oldu. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’ne göre çatışmada en az 28 Türkiye yanlısı Suriyeli savaşçı öldürüldü. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, bölgedeki yabancı savaşçıların raporları hakkında “ciddi endişeyi” dile getirdi. Fransız mevkidaşı Emmanuel Macron, Ankara’dan açıklama çağrısında bulundu.

4 Kasım’da Welt’de ”Ermenistan’a göre Türkiye, Dağlık Karabağ sorununa doğrudan müdahale ediyor” başlığıyla bir yazı yayınlandı.

Yazıda, Ermenistan Başbakanı Nikol Pashinyan Cumartesi akşamı halkına yaptığı konuşmada, “Azerbaycan’ın askeri operasyonlarını yöneten 150 üst rütbeli Türk subayı var” sözlerine yer verildi. Ermeni ajansı Armenpress’e göre, cumartesi akşamı Başbakan Angela Merkel’i birkaç gün içinde ikinci kez aradı ve Türk subaylarının olaya karıştığını bildirdi.

Tomas Avenarius, 4 Ekim’de Süddeutsche Zeitung’a ”Erdoğan Şüpheli’‘ başlıklı bir yazı yazdı.

Yazıda Türkiye’nin Azerbaycan’a verdiği silah ve ”Know-How” desteğinden bahsedildi. Aynı şekilde Fransa ve Rusya’nın, Türkiye tarafından gönderildiği iddia edilen ”Suriyeli savaşçılar” iddiası ve Tahran’ın arabuluculuk isteğine de yer verildi:

”Güney Kafkasya’da İslamcı milislerin olası varlığı Moskova’yı endişelendirmeli.

2000’lerde Çeçenya’da İslamcılara karşı bir savaş vardı, Rusya’nın Müslüman Kafkas cumhuriyetleri hala pasifize edilmedi ve Kafkas cihatçıları Suriye iç savaşında savaşıyor. Komşu ülke olarak İran da endişeli ve arabuluculuk öneriyor. Tahran’ın Ermenistan ile iyi ilişkileri var, ancak aynı zamanda büyük bir Azeri azınlığa da sahip. Suriyeli savaşçıların varlığı özellikle İran’ı endişelendirmeli: Tahran Devrim Muhafızları, şu anda Kafkasya’da Türkiye’nin yardımıyla ortaya çıktığı iddia edilen Sünni isyancılara karşı Suriye’de savaşıyor.”

Tomasz Konicz 3 Ekim’de Telepolis sitesine ”Erdoğan’ın yeni savaşı” başlıklı bir yazı yazdı. Tomasz yazısında Türkiye’nin Azerbaycan’a üs kurmak istediğinden bahsetti.

”Aslında Türkiye’nin Ermenistan’a askeri müdahalesi çoktan başlamış görünüyor. Birkaç gün önce Ermeni yetkililer , Türk hava kuvvetlerinin Ermenistan silahlı kuvvetlerine karşı ilk doğrudan muharebe konuşlandırması olacak olan bir Türk F-16 tarafından bir Ermeni SU-25 savaş uçağının düşürüldüğünü bildirdi. Azerbaycan’ın Karabağ’a yönelik hava saldırılarına Türk savaş uçaklarının da katıldığı söyleniyor. Türk F-16’larının, geçtiğimiz Ağustos ayında Azerbaycan-Türk manevraları sırasında yeniden yerleştirildikleri Azerbaycan Hava Üssü Gence’den faaliyet gösterdiği söyleniyor .

Azerbaycan’da askeri üs kurmak isteyen Ankara, daha sonra bu savaş uçaklarını geri çekmedi. Ayrıca Ermenistan, Dağlık Karabağ’a yönelik hava saldırılarında kullanılan Türk insansız hava araçlarının Türk pilotlar tarafından kontrol edildiğini iddia etti. Ankara ve Bakü bu haberleri hemen yalanladı.”

11 Ekim’de Neue Zürcher Zeitung’da yayınlanan Patrick Zoll, Markus Ackeret imzalarını taşıyan yazıda son gelişmelere yer verdi.

  • Dağlık Karabağ bölgesindeki ihtilafta Rusya, Ermenistan ile Azerbaycan arasında üzerinde anlaşmaya varılan ateşkesin uygulanmasında ısrar ediyor. Interfax ajansına göre Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov 12 Ekim Pazartesi günü Moskova’da, “Kararların her iki tarafça da katı bir şekilde uygulanmasını umuyoruz.” Dedi. Ermeni meslektaşı Sohrab Mnazakanjan ile yaptığı görüşme sonrasında konuştu. Savaşan iki ülke Ermenistan ve Azerbaycan, Lavrov’un arabuluculuğuyla, Cumartesi günü yürürlüğe giren ancak hala kırılgan olan bir ateşkes konusunda anlaştılar. Pazartesi günü her iki taraf da birbirlerini anlaşmayı ihlal etmekle suçladı.
  • Yetkililere göre, Ermenistan ile Azerbaycan arasında 11 Ekim Pazar günü yapılması planlanan şehit asker değişimi, yeni çatışmalar nedeniyle gerçekleşmedi. Güney Kafkasya’daki çatışma bölgesinde, yaklaşık iki hafta süren yoğun çatışmaların ardından Cumartesi günü ateşkes yürürlüğe girdi. Her iki taraf da hafta sonu ateşkesi ihlal etmekle birbirlerini suçladı. Azerbaycan’ın Pazar günü bölgedeki yerleşim yerlerine saldırdığını, bir Ermeni ordusu sözcüsü Facebook’ta yazdı. Ermeni tarafının anlaşmalara sadık kaldığı belirtildi. Bakü ise Erivan’ı köy ve kasabalarda topçu bombardımanıyla ateşkesi bozmakla suçladı. Bir sağlık görevlisinin öldürülenleri arayan bir saldırıda ciddi şekilde yaralandığı söylendi. Dokuz sivilin de öldüğü ve düzinesinin yaralandığı belirtildi. Çatışan taraflarca sağlanan bilgiler bağımsız olarak teyit edilemez.
Nagorni Karabach’ın başkenti Stepanakert’te bombalı bir ev yanıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir