İçeriğe geç

The Arab Wekly: Bölgesel Uzmanlar Türkiye’nin Libya’daki Hareketlerinin Yansımaları Konusunda Uyardı

Samir Wahbi, Türkiye’nin Libya ve Kuzey Afrika’daki faliyetlerine yönelik görüş yazısı yazdı. Samir Wahbi Paris’te yaşayan bir Arap yazardır. Wahbi, yazısını The Arab Weekly sitesine yazdı. (Çeviri: Tam metin)

Tunuslu uzman, “Türk üsleri, Rusya ve Fransa gibi diğer ülkeleri ekonomi ve güvenlik çıkarlarını korumak için Libya’da kendi üslerini kurmaya zorlayacak” diyor.

Türkiye, Libya’daki askeri hareketliliklerini artırmaya devam ederken, bölge uzmanları Ankara’nın orada ve Akdeniz’deki genişleme rolünün daha fazla gerilime yol açtığı ve daha geniş bir çatışmayı tetikleyebileceği konusunda uyarıyorlar.

Yazının kaynağına gitmek için tıklayınız.

Türkiye, Ulusal Mütabakat Hükümeti’nin Libya Ulusal Ordusu ile giriştiği mücadelerdeki son gelişmelerde rol sahibi oldu. Türkiye, Ulusal Mütabakat Hükümetine yardımcı olan silah sistemleri ve dronların yanında, belirsiz sayıda askeri personalle birlikte, Suriye’den binlerce paralı asker yardımı yapmıştır.

Türkiye ayrıca, Libya’da kalıcı askeri üsler kurma niyetini giderek belli ediyor.

Basında çıkan haberlerde, Misrata’daki deniz üssü ve El-Watiya hava üssünün Türkiye’nin Libya’daki planlarının dayanağı olduğu iddia edildi.

Anonimlik koşuluyla konuşan bir Türk kaynağı, Reuters haber ajansına “El Watiya’nın kullanılması Türkiye’nin gündemde” dedi. “Misrata deniz üssünün Türkiye tarafından kullanılması da mümkün olabilir” diye ekledi.

Türkiye’nin hem Mağrip’te hem de Avrupa’da Libya’daki planlarına karşı artan geri çekilme belirtileri var. Özellikle Fransız yetkililer, Ankara’nın Kuzey Afrika ülkesinde kalıcı bir varlık kurma ve İslamcı UMH hükümetine savaşçılar ve silah sağlama girişimlerine karşı kızgınlıklarını dile getirdiler.

Tunuslu uluslararası ilişkiler ve güvenlik uzmanı Alaya Allani, Türkiye’nin Libya’da daimi üslerin kurulmasını, yabancı güçlerle rekabete girerek, benzer üslerin kurulmasını tetikleyebilecek bir hareket olarak görüyor. The Arab Weekly, “Türk üsleri Rusya ve Fransa gibi diğer ülkeleri ekonomik ve güvenlik çıkarlarını korumak için Libya’da kendi üslerini oluşturmaya zorlayacak” dedi. “Bu da Libya’yı birçok uluslararası ordu için bir yakınsama noktası yapacak.” Diye konuştu.

Türkiye’nin üs yaratma niyetini açıklamadan önce bile, Paris ve Ankara arasında gerginlikler artıyordu. Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian bugün Fransız La Croix gazetesine verdiği demeçte, Suriye’den militanların gönderilmesi de dahil olmak üzere Türkiye’nin Libya’daki eylemlerinin “kendimiz için bir tehlike, kabul edilemez bir stratejik risk oluşturuyor.”

Paris’te yaşayan muhabir ve siyasi analist Majed Nehmé, “NATO üyeleri arasında deniz çatışmasına yol açabileceğinden” Türkiye’nin katılımının uzun vadede “savunulamaz” olduğuna inanıyor.

Geçen Pazar günü, Rus ve Türk üst düzey yetkililer arasındaki müzakerelerin iptal edilmesiyle birlikte, Moskova’nın,  Ankara’nın Libya’daki isteklerini karşılamak istemediğine dair işaretler var. Kaynaklar, Moskova’nın Türkiye destekli birliklerin Sirte’yi devralarak Libya’nın petrol sahalarını kontrol altına almak için kullanmadığını kabul etti. Sirte meselesinden daha fazlası, “Moskova, Akdeniz’de cihatçı bir sığınağın kurulmasına tahammül edemez” dedi Nehmé.

Libya’nın Kuzey Afrikalı komşuları için büyük endişe verici gelişmeleri de göz önünde bulunduran güvenlik hususları da var.

Mısırlılar ve Cezayirler, Türkiye’nin Libya’daki varlığının genişlemesine ilişkin açıklıklara dikkat ediyorlar. Tunus’ta, Türk faktörü, politik olarak giderek kutuplaşan sahnenin en tartışmalı konularından biri. İslamcılar ve laiklerin Ankara’nın UMH yanlısı hamleleri karşısında zıt tutumlar kazanması.

Kuzey Afrika’daki üst düzey askeri yetkililer, Türk üslerinin nasıl ve nerede kurulacağını yakından takip ediyor. Allani, “Bu üsler, komşu ülkelerin herhangi birinin Türk kuvvetleri veya Libya’daki müttefikleri için bir tehdit oluşturmaya başlaması durumunda misilleme amaçlı askeri kampanyalar için başlangıç ​​noktası olabilir” diyor.

Mağrip işleri konusunda konuşan fakat ismini vermek istemeyen bir Fransız uzman, The Arab Weekly’ye konuştu. Kahire’nin yanı sıra Cezayir’in de Türkiye’nin hamlelerinden memnun olmadığını söyledi. “2011’den beri Cezayir, tüm sınırlarını tehditlerle çevrili hissetti. Şimdi daha da kötüleşti.

Cezayir siyasi ve askeri teşkilatının düşünce tarzına aşina olan uzman şunları söylüyor: “Cezayirlere göre, Türkiye’nin askeri müdahalesi Mağrip’i, Sahel bölgesini ve Akdeniz’i bölgesel ve uluslararası bir çatışma tiyatrosuna dönüştürecek.”

Özellikle Avrupa ve Akdeniz ülkeleri için, ekonomik rekabet gerginlikler için tetikleyici olabilir. Türkiye, Kıbrıs ve Yunanistan’ın itirazlarına rağmen sondaj faaliyetlerine başladığından dolayı, önümüzdeki haftalarda gerginliğin artması bekleniyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir